
Bana ne oldu, neden yoktum:
- Elmalı'da kardeşimizin yemekli kına gecesi-düğünü oldu, günler öncesinden hazırlıklara başladık
-Bir hafta sonra Antalya'da düğünü oldu, öncesinde ve sonrasında yine koşuşturma
-Ada ve Yalın El-ayak-ağız sendromu diye ateşli ve döküntülü bir hastalık geçirdiler, Ada hayatının en eziyetli zamanlarındaydı. Daha yeni iyileştiler.
-Yalın artık sıralıyor, devamlı arkasında durmak zorunda olduğumuz bir dönem.
-Yaz geldi, parkta her gün en az iki saat geçiriyoruz, ciddi zaman alıyor
-Yalın katı beslenmeye geçti geçeli çok az anne sütü emiyor,onu emdirebilmek için normalin üç katı zaman harcıyorum.
-Gece okumalarım berbat. Kitap lambasının ışığı Yalın Bey'i rahatsız ettiği için önüne bir şeyler koyarak 10-15 sayfa zorlukla okuyorum. Sabah erken kalkmak lazım okumak için, Ada gecede ortalama iki kez Yalın ise beş kez kalkıyor, dolayısı ile uyumak gerek.
- Göreve başlayınca otobüste ve öğlen arasında kitap okuyacağım sanırım.Şimdilik günde onbeş yirmi sayfaya devam.
Ve yine de her gün üç-beş sayfa daha fazla okuyabilmek için kıvranıyorum.
--------------------
birde şöyle birşey oldu. iki kez blogda "bitti" postu atmaya çalıştım. madem yapamıyorum, uzun süre de yapamayacağım, ödev gibi beni burada beklemesin istedim. öyle ya; görev değil ki bu. uzun süre yazamayıp bundan rahatsızlık duyunca bitireyim dedim. bitti yazdım. internet bağlantısı koptu. başka bir gün bir daha denedim. bağlantı var blogger ile iletişim kurulamıyor iletisi geliyor.az önce yine denedim. yine bağlantı koptu. bunda bir hayır vardır deyip son okuduğum kitabı yazıyorum şimdi. Yalın uyuyor, Ada çizgi film izliyor. (kötü bir şey, izlemesin tabii, şu postu yazayım kapatacağım:) annelik böyle: suçluluk, suçluluk, yetersizlik, endişe)
------------------------------------
Kitaba gelelim:
Normalde bu tür kitaplar okumuyorum epeydir, takip edenler bilir. Uzun bir süredir zevk vermiyor bu tarz aşırı romantik, masalımsı, beyaz dizimsi kitaplar. Yine de bir zamanlar kafamı rahatlatan okuması kolay tarzda bu kitap elime geçti ve okudum. Bu tür kitapları bir gecede okurdum ya, anlattığım nedenlerden epey uzun sürdü. Şimdi kitapla ilgili en keskin izlenimlerimi sıralayayım:
- Çeviri çok kötü, emeğe haksızlık etmek istemiyorum, uğraşılmış çevrilmiş, fakat her sayfada kötü çeviriden rahatsızlık duydum ve bir çok cümlenin yerine otumaması yüzünden anlam kayması, hatta anlamsızlıklar olması okuma isteğimi azalttı.
-Hikaye bir-iki ayrıntı dışında biraz klişe. Genç kız aşık olduğu adamdan çocuk doğurur, adam kariyer için akıllı, güzel gelecek vaat eden kızı terk eder. Ayrıntılardan biri şu: kız beyaz, adam siyahtır. Kızın kızı da siyahtır. Yalnız çocuk yetiştirme sıkıntısına bir de bu çocuğun siyah olması eklenir. Adam ünlü bir mimar olur, kız da ilk başlarda örgü örerek kendini geçindirmeye çalışırken sonraları bu alandaki yeteneğini kullanarak özel örgü tasarımlar yapar, işlettiği yün dükkanı da çocuğunu büyütebileceği rahat bir mekan olur. Adam yıllar sonra gelir, kızıyla yakın ilişki kurmak istediğini söyler, benzer romanlardaki gibi asıl kız halen oğlana aşıktır. Kafası karışır. Ergenliğin başındaki kızı ise babasını tanımak istemekte ve aldığı baş döndürücü hediyeler nedeniyle annesinden uzaklaşmaktadır. Bu karmaşada yün dükkanında cuma akşamları örgü dersleri verilen örgü kulübü ve onu oluşturan kız arkadaşlar Gerorgia'nın en büyük tesellisidir. Burada arkadaşlıklar oluşur, olgunlaşır, kulüptekiler birbirlerine büyük destek verirler.( Bu bölümler hoştu ) Bir ayrıntı daha var kitabı benzerlerinden ayıran: söylesem okumaya gerek duymayabilir çoğu. Finaldeki bu ayrıntı beklenen mutlu sondan çok farklı.
- Bölüm başlarında örgü tüyoları - örgü (ve aynı zamanda hayat) felsefeleri var. Çarpıcı.
- Sinemaya uygun bir metin, zaten film hakları satın alınmış, Julia Roberts oynayacakmış başrolde. Romantik bir Hollywood filmi olacak.
- Yazar iyi bir formül kullanmış bir çok satan yaratmak için: Aşk + kariyer + moda+kadınların çoğunun sevdiği bir hobi-örgü + kızkıza dostluk-dostluğun sıcaklığı + annelik + sürpriz son
Mikado Yayınları, 371 sayfa, Çevireni yazmayayım...

11 yorum:
Kitabın adı nedir ? :))
Azmini hayret ve ilgiyle takdir ediyorum.Kendi adıma görev olarak beklemiyorum da ,senin yazdıklarını okumak hoşuma gittiğinden sık sık açıyorum sayfanı...Çocuklara geçmiş olsun,sanada kolay gelsin...
Senin yazdığın kitap yorumlarını okumaktan zevk alıyorum ve kitap okumayı seven bir blogdaşım olması beni mutlu ediyor.Bu yüzden bitirme ne olur.Kendini zorlama.Kitap okumaktan vazgeçemeyeceğine göre çok sık olmasa da devam et ne olur.
Bu arada çocuklara geçmiş olsun
Sevgiler
azda olsa yinede yazın...
Bitmesin lütfen...
Sevgiler Sibel
Lütfen bitmesin. Daha bugun baktım bloga, ya dedim nerde kaldı, neden yazmıyor, umarım bir sorun yoktur dedim içimden. Kitap yorumlarını okurken mutlu oluyorum. Sende benim gibisin okumak adına. Evet çocuklar çizgi film izlemesin. ne gerek var ki. Bende senin gibi oglum birazcik cizgi film izlesin, onunla ilgilenmiyorum diye sucluluk duygusu basliyor. Cocuklara cok cok gecmis olsun. Benim de oglum 3 gundur atesli. inatci bir ates, dusmek bilmiyor. Basındayim hep, o uyurken kitap okuyorum. Anne olmak ne zor....
merhaba Meral,
Neredeyse 2006 yılının başından beri blogunu düzenli olarak takip etmekteyim. Bu kadar keyifle okuduğum başka hiç bir site yok. Ara sıra da olsa lütfen yaz.
Bir de geçen ay aldığım iki kitabı okuyamadım, bir türlü gitmiyor, Sana kargo yapıp göndersem okur musun?
http://www.idefix.com/kitap/kizilagaclar-krali-michel-tournier/tanim.asp?sid=UN1VCXWCPK1L0UF5DE53
http://www.idefix.com/kitap/boncuk-oyunu-hermann-hesse/tanim.asp?sid=U3GY2W2TYO8O11B6IXXE
Sevgiler
Canan
meroş nereye yaw, az da olsa yaz,ben ne zaman gelip senin bloga baksam, az okuyorum daha çok okumalıyım deyip hızlandırıyorum okumalarımı, nazanı tebrik ederim, adayla yalına da geçmiş olsun, haftaya pazara geliyorum, görüşmek üzere, onlar büyüdükçe kendine daha çok zaman ayırmaya başlayacaksın,biraz daha dayan, gelince sana benim de süpriz haberlerim var :))
ferhan
bence kesinlikle bir hayır var bu bitmeme olayında. zaten dediğin gibi bu bir iş değil görev değil. ne zaman müsait olursan ne zaman canın isterse yazarsın ama bitirme lütfen. kitabı da merak ettim doğrusu. her anne gibi kitap okumaya ben de hasretim şöyle uzun uzuuuun
Aman bitti yazma.
Selamlar,
Bitmesin. :)
bitmeyecek şimdilik karanlığın yüreğini okudum yazmadan duramayacağım,
canan,
mail adresini bildirirmisin kitaplar için:
meral73@yahoo.com
adresine.
sevgiler herkese
Yorum Gönder